Müge Akgün – Ne Varsa Gençlerde Var

Ne varsa gençlerde var

Hafta içinde bir etkinlik için gittiğim Yalıkavak Avantgarde Collection’da karşılaştığım İsmet Öztanık tam da üçüncü kuşak başarılarına örnek teşkil edecek gibi yenilikçi, hatta otelin adı gibi öncü bir girişimci. Denizin hemen kıyısındaki bu butik otelin enerjisi, yemeklerinin ve müziğinin güzelliği, servis elemanlarının kalitesi, verilen hizmet beni öyle şaşırttı ki İsmet Öztanık’la oturup sohbet etmek, onu daha yakından tanımak, daha doğrusu tanıtmak istedim.
Koç Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler eğitimi alan, ardından Londra’da işletme yüksek lisansı yapan Öztanık’ın 2008 yılında İstanbul’a döndükten sonra ilk icraatı eski Halk Sigorta Binası’nın satın alınması olur.
Siirt kökenli, 1970’lerde İstanbul’a göç eden birinci kuşak Haşim Öztanık ve çocuklarının asıl işi demir-çelik ticaretidir. Daha sonra otelciliğe de başlarlar.
Babası ikinci kuşak Lütfi Öztanık ve kardeşi Cenk’le beraber 2010’da ilk Avantgarde Collection’ı açarlar. Otelin açılması sırasında şantiyede yatıp kalkar, her aşamasında çalışır. 8 yıl içinde aynı markayla ikisi İstanbul’da, biri Bodrum’da olmak üzere üç otel daha gelir.
2014’te ülkedeki dönemsel dalgalanmaları göz önüne alıp iç pazarda otel olarak şubeleşmeme, hizmet sektöründe farklı iştiraklerle yollarına devam etme kararı alırlar.

Ne varsa gençlerde var
Baba ve iki kardeşin isimlerinin baş harfleriyle servis ve yeme içme sektörlerine odaklı Lucis Initiative’i kurarlar. Educhos Ağırlama Sanatları Akademi & Danışmanlık ve Soluto Entegre Tesis Yönetim Hizmetleri, Lucis Initiative’in ilk projeleri olur. Bugün perakende, havacılık, bankacılık, hastane, otel ve restoran gibi farklı sektörlere hizmet veriyorlar.
İsmet Öztanık’ın amacı nihai tüketiciye dokunan tüm servis sektörü kuruluşlarına müşteri değil, misafir anlayışını yerleştirmek.
“Muhatabını ‘iyi’ hissettirmezsen mal ve hizmet satamazsın, sadakat yaratamazsın” diyor.
Aynı zamanda Türk mutfağına ait lezzetleri erişilebilir lüks kalitesiyle dünyanın farklı bölgelerine ‘food market’ ya da zincir ‘fast food’ mantığıyla götürme çalışmalarına devam ediyorlar.
“Otel gibi ofis nasıl olur” sorusuna karşılık Levent’te hayata geçirdikleri Norman Foster ve Autoban tasarımı Ferko Signature, Lidyana’da yatırımcı ortaklık da girişimleri arasında. Dahası da var ama bu sayfalara sığacak gibi değil.
Sanat koleksiyonerliğiyle noktayı koyalım…

Ne varsa gençlerde var

ACE RESTAURANT

İsmet Öztanık yeme-içme konusuyla da çok ilgili. Tüm otellerinin içindeki restoranlar Ace adını taşıyor. Bodrum için Akdeniz ve Türk mutfağı ağırlıklı bir menü hazırlanmış. Paella da var, lahmacun da; Siirt kitel de, hamburger de, St. Sebastian cheesecake de, köy baklavası da…
Hepsinin de lezzeti yerinde. Hatta lahmacunu İstanbul’daki Seraf’ın yanı sıra uzun süredir yediğim en çıtır lahmacundu. Taze malzeme kullanıyorlar. Catering’lerden sorumlu ‘executive chef’ Tayfun Doğtürk, başaşçı Hakan Canbolat ve pasta şefi Cafer Doğan’dan oluşan ekip çok başarılı.

Restoranların olmazsa olmazı

Son dönemde yükselen trend gastronomi… Genç kuşak, şef olmak ya da restoran açmak istiyor. Eğitimlerini de bu doğrultuda yapıyor. Oysa gastronomi sektörünün en önemli ayrıntısı, can alıcı noktası verilen servis.
Kapıda karşılanmadan yemek süresince verilen hizmete servisin kalitesinin restoranın algısında rolü büyük. Ancak servis elemanlarının yetersizliği restoranların en büyük sorunları arasında. Çözüm ne derseniz, öncelikle servis elemanlığının bir basamak değil, ciddi bir meslek olduğunun kabul edilmesi… Hatta profesyonel şeflik, işletmecilik eğitimi alanların da servisin inceliklerini öğrenmesi gerekiyor.

ÇOCUK  DOSTU OTEL

Avantgarde Collection Yalıkavak tam anlamıyla çocuk dostu bir otel olmuş. İki çocukları olan İsmet ve Nur Öztanık çifti, çocuklu ailelerin rahat edeceği bir yapı kurmuşlar.
En güzel bölümlerden biri de Gymy Kids. Burada çocuklara spordan sanata, müzikten sağlıklı ve mevsiminde beslenmeye uzanan atölye çalışmaları yapılıyor.
Gymy Kids konsepti Müge Yılmaz Tahtacı ve Tuncay Tahtacı’ya ait. Spor alışkanlığının, doğayla iç içe olmanın, sanatın çocukluk yaşlarında, özenli ve pedagojik dille kazandırılacağına inanan bir anlayışla programlarını kurgulamışlar. Yaz sezonunda burada kışları da İstanbul’da faaliyet gösteriyorlar.

Ne varsa gençlerde var

Uluslararası Servis ve Lezzet Akademisi

Hafta içinde 2012’den bu yana yiyecek içecek sektörüne katkısının büyük olduğunu düşündüğüm, “Profesyonel Aşçılık, Pastacılık ve Ekmekçilik” eğitimleri veren USLA’nın yeni açılan “Akademik Lezzetler Restoranı”na gittim. Mutfaktan servise her bölümde temel eğitimlerini tamamlayan öğrenciler çalışıyormuş. Gittiğim gün çevrede çalışanların müdavimi olduğu 200 kişilik restoran neredeyse doluydu.
Burak Atay, Bora Pekşen ve Emel Arslan Güryıldız’ın kurucu ortak olduğu, MEB’den onaylı USLA’da eğitimler üç farklı dönem olarak yapılıyormuş.
Yönetim Kurulu Başkanı Emel Arslan Güryıldız servis elemanlığı eğitimine de çok önem verdiklerini söylüyor.
2.5 ay süren “Yiyecek & İçecek İşletmeciliği” programında menü, satış ve pazarlama gibi konuların yanı sıra yiyecek içecek servisi eğitimi de veriliyormuş. Aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi ile işbirliği yapmışlar.
Gastronomi öğrencilerine uygulamalı mutfak eğitimleri veriyorlarmış. Akademi genel şefi Fehmi Samancı, aşçılık eğitmen şefi Hazer Amani başta olmak üzere USLA’nın deneyimli bir ekibi var.
Hazer Amani 18 Temmuz’da 19.00-23.00 saatleri arasında USLA’da “Sokak Lezzetleri” workshop’u yapacak.

Ne varsa gençlerde var

Muhteşem manzara ve iyi yemek

Bodrum Yalıkavak’ta denizin üstünde hissi veren Mufla’nın değişik bir aurası var.
Dekorasyonundan ışıklandırmasına kadar her şey uyum içinde. Akdeniz-
Ege mutfağı ağırlıklı yemekler de insanı hayal kırıklığına uğratmıyor. Menüleri de var ama yine de mutfağın önünde günün soğuklarını sergiliyorlar. Bu yıl Mufla’nın ekibi değişmiş. İşletmenin müdürlüğünü Hacer Özil üstlenmiş, işini hem son derece profesyonelce hem de severek yapıyor. Şef Mehmet Yapıcı da öyle…

Gymy Kids - Çocuklarla Glamping Deneyimi